Büyük Şeytan ABD’nin İran Karşısında Geri Adım Atması

Amerika Dışişleri Bakanı’nın İran ile müzakere için 12 ön şart koşmasından bir yıl sonra şimdi Mike Pompeo Amerika’nın İran İslam Cumhuriyeti ile ön koşulsuz müzakere yapmaya hazır olduğunu bildirdi.

Amerika Dışişleri Bakanı Pompeo İsviçreli mevkidaşı ile Bern’deki ortak basın toplantısında şöyle bir açıklamada bulundu: ” Başkan Trump son günlerde İranlılar ile müzakereye hazır olduğunu bildirmişti.”

Buna rağmen Pompeo İran aleyhindeki ithamları tekrarlayarak şöyle dedi: ” İranlılar, olağan bir ülke gibi davranmaya karar verdiklerinde biz de bu diyalogları yapmaya hazırız.”

Bu açıklamalara rağmen yaklaşık bir yıl önce Amerika’nın İran ile yapılan nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından Pompeo İran ile müzakere yapmak için 12 ön şart koşmuştu. Bu şartlar arasında İran’ın füze ve nükleer programlarının tamamen durdurulması ve İran’ın direniş cephesine yardımlarının kesilmesi yer alıyordu. O dönemde Donald Trump Bercam Nükleer Anlaşmasından çekilip İran’a yeni yaptırımlar uygulamak sureti ile İran İslam Cumhuriyeti’ni Washington ile yeni bir anlaşmaya zorlayabileceğini zannediyordu. Buna rağmen İran’ın Amerika’nın maksimum baskıları karşısında bir yıl boyunca şimdiye dek direnmesi, İran İslam Cumhuriyeti’nin tehditler ile ve Amerika’nın taahhütsüzlükleri ve yalan vaatleri ile müzakereye zorlanamayacağını gösterdi.

Şimdi ise İran’ın petrol ihracatının sıfırlanmak istenmesi, İslam İnkılabı Muhafızlar Ordusunun terör grubu olarak adlandırılması, uçak gemileri ve B-52 Bombardıman uçaklarının Fars Körfezi bölgesine gönderilmesi Amerika’nın maksimum baskı siyasetleri doğrultusunda uyguladığı bir sırada şimdi de doğrudan savaşa girmek veya saygılı bir şekilde müzakere etmek istemekten başka bir çare kalmamıştır. Halbuki Amerika’daki İran karşıtı en radikal gruplar bile İran’a yapılan askeri bir saldırının siyasi, ekonomik ve güvenlik alanındaki sonuçlarından dolayı uyarılarda bulunmaktadırlar. Trump bile İran ile askeri bir karşılaşmadan çekindiğini defalarca dile getirmiştir.

Bu korku o kadar Amerika’da hissediliyor ki Cumhuriyetçi Senatör Richard Bild Donald Trump’a yazdığı mektupta şöyle yazmıştır:” Milletimiz savaştan yorulmuştur. İran ile savaş ise halk kesimlerinden destek görmeyecektir. İran’a saldırırsak Cumhuriyetçi partinin 2020 seçimlerinde tarihi bir yenilgi almasından kaygı duyuyorum. “

Bu yüzdendir ki İran ile savaşın mantık dışı bir seçenek olduğunun söylenmesi ve de İran’ın Amerika’nın tehditleri karşısındaki direnişin devam etmesi ile Trump hükümeti makamları da son günlerce konuşma tarzlarını ve sözlerini yumuşatarak İran karşısında kendilerinin yarattığı krizin çözümünü arayış yoluna girmişlerdir.

Trump’ın kimi medya organlarına göre Tahran ve Washington’un arabuluculuğunu yapacak Japonya Başbakanı Şinzo Abe’nin İran’a yapacağı ziyaretini memnuniyetle karşılaması da bu çerçevede değerlendirilmelidir.

Aynı zamanda İran İslam Cumhuriyeti üst düzey yetkililerinin son haftalarda baskı altında müzakere edilmeyeceğine vurgu yapmalarının ardından görünen o ki Trump hükümeti en azından sözde İran’a karşı daha dikkatli bir tavır takınmıştır. Buna rağmen mevcut gergin dönemde önemli olan mesele Amerikalıların pratikte İran’a karşı davranışları ve tavırlarını değiştirmesidir. Başka bir deyişle Trump İran’a karşı maksimum baskı siyasetinde ayak diremeye devam ettiği ve baskıların azalmadığı sürece Pompeo’nun İran ile müzakere etmek istemesi hiçbir şekilde söz konusu olmayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.