13 Hordad (3 Haziran); Hz. İmam Humeyni’nin -ks- Rihlet Yıldönümü

Hz. İmam Humeyni -ks- mücahit bir şahsiyet ve İran ve İslam dünyasının meselelerini bilen bir liderdi. Bu yüzden vefatı üzerinden yaklaşık otuz yıl geçtiği bir sırada İmam’ın -ks- dini, sosyal, kültürel ve siyasi düşünceleri halâ günümüz engebeli yolunu aydınlatmaya devam ediyor.

Kuşkusuz İran İslam inkılabının gerçekleşmesi yirminci yüzyılın en büyük hadisesiydi ve büyük sosyolog Antony Gidnez’in tabiri ile, İslam inkılabı uluslararası toplumun dikkatini Marksizm ve liberalizmden İslam’a doğru çekti.

İslam’ın adeta yeniden doğuşu, Müslümanların uyanışı ve dini kimliklerinin yeniden ihya oluşu, Hz. İmam Humeyni -ks- düşünceleri sayesinde gerçekleşen İran İslam inkılabının en köklü ve en temelli getirileriydi.

Hz. İmam Humeyni -ks- İran’da fasık ve despot şah rejimine karşı sergilediği direnişi ile hiç bir zaman bu rejimin tehditlerinden, sürgün edilmesinden ve bastırılmaktan korkmadı, zira İmam hakikaten inkılapçı olmanın gerçek kavramını idrak eden bir şahsiyetti. Nitekim Hz. İmam Humeyni’nin -ks- bu özelliği İran’da büyük bir değişime yol açtı ve bugün İran İslam Cumhuriyeti’ni evrensel bir modele dönüştürdü. Bu model sadece İran milletinin kaderini değiştirmekle kalmadı, aynı zamanda dünya genelinde inkılapçı hareketlerin yolunu belirledi ve İslami uyanış gibi muazzam bir akımı başlattı.

İşte bu yüzden Amerika devleti İran İslam inkılabı zafere kavuştuğu ilk günden itibaren türlü yaptırımlar, baskı ve komplolar ve çeşitli bahanelere sarılmak sureti ile İran İslam Cumhuriyeti nizamı ile düşmanlık gütmeye başladı. Amerika bugün yine aynı husumetin devamında İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı ittifaklar kurarak İslami nizamın ileriye doğru hareketini ve inkılapçı duruşunu engellemeye çalışıyor. Gerçi bu hedef, içi boş bir kuruntudan ibarettir ve Amerika asla başarılı olamayacağı da açıkça ortadadır.

Hz. İmam Humeyni -ks- ilahi – siyasi vasiyetnamesinin bir bölümünde İslami İran’ın parlak ve aydın geleceğinin yolunu çizerek şöyle buyurdu:

Benim herkese vasiyetim şu ki, Allah tealayı anarak kendinizi tanıma ve kendinize yeter hale gelme ve bağımsızlığınıza doğru tüm boyutlarda ilerleyin ve bilin ki hiç kuşkusuz eğer siz O’nun hizmetinde olursanız ve İslami vatanın ilerlemesi ve yücelmesi için hep birlikte hareket ederseniz, Allah tealanın eli de sizin üzerinizde olacaktır.

Hz. İmam Humeyni -ks- ilkin tehditlere karşı teslim olmamak ve tehditlerden korkmamak ve ikincisi sömürücü akımlara karşı milleti uyandırmakla büyük bir hareketi başlattı. Bu hareketin en büyük tesirlerinden biri ise, dünya genelinde maneviyatın ihya edilmesiydi. İnsanların Doğu ve Batı ideolojilerinden hüsrana uğradığı ve hakikati öğrenme peşinde olduğu bir sırada birden İslam inkılabı güneşi doğru ve tüm alemi düşünmeye yöneltti.

Aslında bir çokları Hz. İmam Humeyni’yi -ks- sultacı düzenlere karşı teslim olmama psikolojisinde tecelli eden özellikleri ile tanır. Nitekim küresel istikbar güçlerinin İslam inkılabı ve Hz. İmam Humeyni -ks- ile düşmanlıkları ve korkularının esas sebebini de bu noktada aramak gerekir.

Gerçekte Hz. İmam Humeyni’nin -ks- ilerici düşüncelerinin ürünü olan İslam inkılabı dünya genelinde sulta düzenini sorgulamaya başladı ve İslam inkılabını evrensel hale getirdi.

Hz. İmam Humeyni -ks- adalettalepliği, İran milletinin en temel talebi olarak mücadele meydanına getirdi. Bir başka ifade ile Hz. İmam -ks- zulüm ve adaletsizlikle mücadeleyi İslam inkılabı hareketinin temel taşı yaptı ve böylece bu hareketi küresel zorba ve sultacı güçlerle mücadele yolunda kalıcı bir hareket haline getirdi. Buna göre İran İslam inkılabının zafere ulaşması da dünyanın tüm hür milletleri için ilham kaynağı oldu ve başta İslam ülkeleri olmak üzere dünya genelinde siyasi ilerici hareketlerin ilgi odağına yerleşti. Bugün İslam inkılabı üzerinden kırk yıl geçtiği bir sıra bu inkılap halâ birçok ülkede adalet peşinde olan ve zulüm ve zalimle mücadele eden hareketlere ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

Bu açıdan bakıldığında, İran İslam inkılabının en önemli ve en kalıcı tesirlerinden biri, sönmeye yüz tutan İslami uyanışı yeniden ihya etmesiydi. Gerçekte İran milletinin sulta düzenine karşı direnişi ve dayatılan sekiz yıllık savaş meydanından zaferle çıkması ve daha sonra da zorbaların her türlü yaptırımına karşı ayakta durması, İslam inkılabı ve İran milletinin küresel zulüm ve zalimlerle mücadelelerinden başarılı bir model sundu. Nitekim bugün bu tesiri bölgede ve dünyada birçok milletin ayaklanmalarında ve uyanışında görmek mümkün.

İran milleti daha sonra da İslam İnkılabı Lideri Hazreti İmam Seyyid Ali Hamaney’in akılcı ve tedbirli önderliği sayesinde sulta düzenine karşı direnişini sürdürerek halen Hz. İmam Humeyni’nin -ks- inkılapçı düşüncelerine dayanarak izzet, onur ve istiklal yolunu katetmeye devam ediyor ve bu anlayış ve bu özellikleri taşıdıkça da hiç bir gücün bu millete zarar veremeyeceği kesindir.

Bu yıl 13 Hordad; Hz. İmam Humeyni’nin -ks- vefat yıldönümünü İslam’ın yeminli düşmanları her gün yeni bir fitne çıkarmaları ve tekfirci şom düşünceleri telkin etmeye devam etmelerine paralel olarak İran İslam inkılabı karşısında yeni bir cephe açtıkları fakat hezimete uğradıkları ve hedeflerine ulaşamadıkları bir sırada idrak ediyoruz. Nitekim İran milleti bu fitneleri de başarı ve zaferle geride bıraktı.

Ancak cani Amerika halâ İran milletine türlü zalimane yaptırımları dayatarak bu millete kaşı topyekun bir iktisadi savaş başlattı ve kendince bu şekilde İran milletini ve İran İslam Cumhuriyeti nizamını dize getirmek ve teslim olmaya zorlamak istiyor.
Amerika ya da Hz. İmam Humeyni’nin -ks- tabiri ile büyük şeytan zorbalık edebiyatı ile İslami İran’ın istiklalini ve izzetini yok etmeye ve kendince müttefiklerine dünyanın en asil ve Amerika karşıtı inkılabı da Amerika ile dost olma ve teamülde bulunma konusunda sonunda teslim olduğunu göstermeye çalışıyor.

Ancak bugün İran İslam inkılabı tüm ülkülerine vurgu yaparak küresel istikbar güçlerine karşı dimdik ayakta duruyor ve tüm dünyaya bir milletin irade ederek küresel bazda büyük değişiklikler yapabileceğini ve küresel güçlerin hesaplarını altüst edebileceğini gösteriyor.

Bilindiği üzere son otuz yılda da Hazreti İmam Seyyid Ali Hamaney ülkenin başına geçerek İslam inkılabının onurlu yolunu sürdürdü. Hazreti İmam Seyyid Ali Hamaney bu yıllarda tüm zorluklara, iç ve dış komplolara rağmen inkılabın yolunu açtı ve bu inkılabın hedeflerine ulaşmasına katkı sağladı. Şimdi ise İslam inkılabı beşinci onyılına ayak bastığı bir sırada inkılabın ikinci adımı aydın bir geleceğe doğru atılmaya başladı. Nitekim İran milleti de izzetli yaşamanın tek yolu özgüven ve vahdet ve dayanışma ile çaba harcamaktan ibaret olduğuna inanıyor.

Hazreti İmam Seyyid Ali Hamaney 12. dönem cumhurbaşkanlığı dönemi başlaması dolaysıyla düzenlenen törende yaptığı konuşmada şöyle buyurdu:

Bu yıllarda Amerika’nın bazı yetkilileri şimdiki yetkilileri gibi açıkça İran milleti ile düşmanlık güttü ve bazıları da demir yumruklarını kadife eldivenlerde sakladı. Ancak tüm bunlar halkın ve yetkililerin özgüven duygusunu arttırdı ve düşman entrikaları ile mücadele yollarını öğrenmelerine vesile oldu.

Bugün yine İran milleti İran İslam inkılabının büyük önderi ve mimarı ve İran İslam Cumhuriyeti nizamının büyük kurucusu Hz. İmam Humeyni’yi -ks- saygı ile anarak kararlı ve iradeli bir şekilde yoluna devam ediyor ve Hazreti İmam Seyyid Ali Hamaney’in tabiri ile iradelerin savaşında ve inkılabın ikinci adımında onurlu yoluna devam ederek daha aydın bir geleceğe doğru umutla ilerliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.