Hazreti İmam Seyyid Ali Hamaney: ABD’de yaşanan olaylara rağmen, hâlâ bazı insanların kıblesi Amerika’dır

Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının İmamı Hazreti İmam Seyyid Ali Hamaney, Kum halkının 9 Ocak 1978’de Şah rejimine karşı gerçekleştirdiği tarihi ayaklanmanın 43. yıldönümü münasebetiyle ilgili ulusa sesleniş konuşması yaptı.

Hazreti İmam Seyyid Ali Hamaney, Şehit General Kasım Süleymani’nin şehadetinin birinci yıldönümüne ilişkin, “Kasım Süleymani’nin şehadet yıldönümünde ülkede büyük bir destansı hareket  yaratan değerli vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Büyük coşkuyla yapılan bu hareketler vatan ile milletin ruhunu tazelemiştir. Bunlar insanlarımızın basiretinden kaynaklanmaktadır.” dedi.

Hazreti İmam Seyyid Ali Hamaney, “Şehit Ebu Mehdi ve Kasım Süleymani’yi anmak için Bağdat’ta ve diğer şehirlerde de geniş kapsamlı ve muhteşem bir tören yapıldı; İran ve Irak’taki törenlere katılan tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum.” ifadesini kullandı.

Hazreti İmam Seyyid Ali Hamaney sözlerine şöyle devam etti:

“Kerman’daki (Şehit General Süleymani’nin ) cenaze töreninde ve gerçekten trajik bir olay olan Tahran’daki uçak kazasında şehit düşenleri anıyor, şehitlerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına sabır diliyoruz. Elbette kaza ile ilgili yetkililerin sorumlulukları vardır ve gerekli talimatlar verilmiştir.

Mohsen Fahrizade’nin şehadetinin kırkıncı günüyüz, dolayısıyla onu saygıyla anmalıyız. Şehit Fahrizade büyük ve değerli bir şahsiyetti.”

Kum halkının 9 Ocak 1978’de Şah rejimine karşı gerçekleştirdiği tarihi ayaklanmanın 43. Yıldönümüne dair Ayetullah Hamanei, “Bu olay İranlıların dönüm noktasından biriydi. Bu, canlı tutulmalı çünkü gelecek nesillere moral veriyor. Bu tarihi ayaklanma ulsal bir onurdur ve geleceği aydınlatır.” ifadelerinde bulundu.

ABD’deki Kongre baskını çatışmaları

Hazreti İmam Seyyid Ali Hamaney, ABD’deki olaylara dair şu açıklamada bulundu:

“Bugün büyük putun durumunu görüyorsunuz. Bunlar birkaç günde bir siyahi vatandaşların sebepsiz yere katledilmesini ve katilinin yargılanmamasını yansıtan bir demokrasi, seçim rezaleti ve insan haklarının durumudur. Bu olaylar dünyanın alay konusu haline gelen Amerikan değerleridir. Bu, ekonomisi felç olan on milyonlarca işsiz ve aç insanın yaşadığı ülkenin durumudur. Elbette bunlar önemli şeyler ama tuhaf olan konu hala bazı insanların kıblesinin Amerika olmasıdır.”

Ayetullah Hamanei, ABD’nin Ortadoğu politikasını eleştirdi

ABD’ye özenenlere seslenen Hazreti İmam Seyyid Ali Hamaney, “Bazıları Amerika Birleşik Devletleri ile uzlaşıp dost olursak ülkenin bir cennet haline geleceğini düşünüyorlar. Bugün ABD ile birlikte olan bölge ülkelerinin ne durumda olduğuna bakınız. Amerika yönetimi İran’daki 9 Ocak 1978 olayından sonra ülkemizde cehennemvari bir egemenlik sürdürmeyi aramıştır.” ifadelerini kullandı.

Hazreti İmam Seyyid Ali Hamaney, Amerika’nın her daim eski konumuna dönme arayışı içinde olduğunu anlatarak, “Bölgedeki bazı hain devletler de ona yardım ediyor. Amerika Birleşik Devletleri çıkarlarını bölgesel istikrarsızlık olarak görüyor. Bölgeye hakim olana dek istikrarsızlıktan yararlanır.” değerlendirmesinde bulundu.

ABD’li bir yetkilinin boş ifadelerde bulunup İran’ın bölgedeki istikrarsızlığın nedeni olduğunu öne sürdüğünü belirten Hazreti İmam Seyyid Ali Hamaney, “Biz bölge için istikrar sağlarız ve Amerikan istikrarsızlık yaratma eylemlerine karşı dururuz.” dedi.

İran’ın bölgedeki varlığı ve füze programı

Hazreti İmam Seyyid Ali Hamaney, İran ile istikbar cephe arasındaki sorunlarla ilgili olarak şunları kaydetti:

“Gündemde en önemli konular yaptırım meselesi, İran’ın bölgesel varlığı ve ülkenin savunma kapasitesi ve füze gücüdür. Onlar her zaman bir şeyler söyleyip durur ve bizim taraf da cevap verir. Tabii ki, yetkililerimiz onların küstah açıklamalarına uygun bir yanıt vermiştir.

Batı Cephesi İran’a karşı uygulanan acımasız yaptırımları son vermek ve derhal durdurmakla yükümlüdür. Tüm yaptırımları kaldırmak onların görevidir. Bu büyük düşmanlık İran milletine karşı haksız yere yapılmıştır. Elbette yaptırımları kaldırmaları gerektiğini ve yaptırımlara rağmen ülkeyi yönetebilmemiz için ekonomimizi düzeltmemiz  gerektiğini defaatle ifade ettim.

Biz yaptırımların kalkmayacağını varsayıyoruz. Tabii ki kısıtlamalar yavaş yavaş etkisiz hale gelecektir, ancak yaptırımlar devam ederse, ekonomiyi, düşmanın kötü eylemleriyle ilgili sorun yaşamayacak şekilde planlamalıyız. Bunu direniş ekonomisi politikası kapsamında ilan ettik.

İran’ın neden bölgede bulunduğunu söyleyenlere gelince, bölgedeki dostlarını güçlendirmek İslami düzenin görevidir. İran’ın bölgedeki dostlarını ve taraftalarını zayıflatacak hiçbir şey yapmamalıyız. Varlığımız bölgeye istikrar getirir. İslam Cumhuriyeti’nin varlığı, istikrarsızlığın sebeplerini ortadan kaldırır.

Bugün İran’ın savunma gücü o kadar gelişti ki düşmanlarımızın İran’ın yeteneklerini hesaba katması gerekiyor. Ülke askeri güç konusunda savunmasız ve çaresiz halde olmamalıdır.”

İran Nükleer Anlaşması

Hazreti İmam Seyyid Ali Hamaney, İran’la yapılan nükleer anlaşmaya ilişkin, “Nükleer anlaşmadaki bazı taahhütlerimizi bir kenara bıraktık ve yakın zamanda yüzde 20 uranyum zenginleştirme sürecine başladık. Amerika’nın anlaşmaya dönmesi için acelemiz yok. Bu bizim sorunumuz değil, mantıksal talebimiz yaptırımların kaldırılmasıdır. Bu, İran ulusunun gasp edilmiş hakkıdır. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa’nın İran halkının haklarını yerine getirmekle görevlidir. Yaptırımlar tamamen ortadan kaldırılırsa ABD’nin nükleer anlaşmaya dönüşü mantıklı olacaktır. Elbette zararların telafi edilmesi konusu da taleplerimizin arasında yer alıyor. Ancak yaptırımlar kaldırılmazsa onların nükleer anlaşmaya geri dönüşü bizim zararımıza olacaktır.” diye konuştu.

‘ABD ve İngiliz menşeli koronavirüs aşısının ithalatı yasaktır’

Hazreti İmam Seyyid Ali Hamaney, korona aşısı ithalatına dair ilgili yetkililere hitap ederek, “ABD ve İngiltere menşeli koronavirüs aşısının ithalatı yasaktır. Amerikalılar korona aşısını üretebilseydiler, ülkelerinde korona skandalı yaşanmazdı. Onlar aşıyı başka ülkelerde denemek isteyebilirler. Fransız aşısını da olumlu karşılamıyorum, çünkü Fransa İran’daki bozuk kan olayı ile kötü bir sicile sahiptir. Ancak diğer ülkelerden aşı alımı konusunda hiçbir sorun yoktur.” dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir